Meclisin Güçlü Kalemleri: Şair ve Yazar Milletvekilleri II/ Vildan Kınalı

T.B.M.M kurulduğunda nice şair ve yazar milletvekili olarak görev alır. Ülkeye hizmet etmek adına bir çok işe el atar. Yeni açılan kurumların isabetli çalışması için gayret ederler. Üstelik şiirden ve yazmaktan da vazgeçmezler.

Vildan Kınalı aslında çok yakından tanıdığımız bu isimlerin siyasi yönlerini ve icraatlarını Netyazı için araştırdı.

Gezi ve Hatırat Türünün Öncüsü: Falih Rıfkı Atay

1923-1950 yılları arasında Bolu ve Ankara milletvekilliği yapan Falih Rıfkı Atay, Ulus ve Milliyet Gazetelerinde başyazarlık yaptı. Kendi kurduğu Dünya gazetesini yönetti. Ateş ve Güneş isimli eserinde 1.Dünya Savaşı sırasında gördüklerini çok başarılı bir dille anlattı. Cumhuriyet döneminde seyahat türünün en başarılı örneklerini verdi. İzmir’den Bursa’ya, Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya, Çankaya, Zeytindağı başlıca eserleridir.

Atasözü ve Deyimler Sözlüğü Deyince: Ömer Asım Aksoy

1935’de başlayarak dört dönem CHP Gaziantep milletvekilliği yapan Aksoy’un Türk Dil Kurumu’nda Filoloji Kolu Başkanlığı yaptığı dönemde Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü hazırlandı. Türk Dil Kurumunda uzun yıllar çalıştı. Ölünceye kadar dil ile ilgili çalışmalarını sürdürdü. Deyim ve atasözlerini derleyip kitap haline getiren ilk araştırmacılardan biri oldu. Dil Derneği ve Edebiyatçılar Derneği tarafından kendisine onur üyesi payesi verildi. 1995’den itibaren Dil Derneği tarafından Ömer Asım Aksoy ödülleri verilmektedir. Şiirlerinden oluşan İki Damla Gözyaşı, İmlamıza, Sarf ve Nahivimize Dair, Dil Üzerine Düşünceler, Düzeltmeler, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü I-II, Dil Gerçeği bazı eserleridir.

Milli Kültürün Yılmaz Savunucusu: Hamdullah Suphi Tanrıöver

İstanbul ve İçel milletvekillikleri görevinde bulunan Hamdullah Suphi, İstiklal Marşı’nın mecliste kabul edilmesi için çaba sarf gösterdi. 1925’de TBMM’deki görüşmeler esnasında, tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla ilgili kanuna itiraz etti. İslam Birliği’nin Geçirdiği Safhalar, Sanat ve İstiklalimiz, Bugünkü Tehlikeler ve Halk Önderleri gibi eserlerinde derin bir tarih bilgisi ve şuuru göze çarpmaktadır. Anadolu’yu ayakta tutacak tek yolun milli kültür olduğunu savunmuştur. Hamdullah Suphi aynı zamanda Etnografya Müzesi’nin kurucusudur.

Çevirmenliğin Öncülerinden : Ali Kami Akyüz

İstanbul milletvekilliği yapan Ali Kami Akyüz, Peyami Safa’nın amcasıdır. Madam Bovary, Genç Verter’in acıları, Adolphe, Kroyçer Sonatı, Kazaklar, Dominik gibi dünya klasiklerini Türkçeye kazandırmanın yanı sıra Masonluk ve Ahlak isimli bir de araştırma kitabı bulunmaktadır.

Sürgünden Meclise Muhalif Bir Kalem: Hüseyin Cahit Yalçın

İlk olarak 1908’de İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. O dönemde bir çok gazeteciyle girdiği polemikler geniş yankı uyandırdı. I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla Malta’ya sürüldü. 1921’de geri döndüğünde, gitmeden önce Tevfik Fikret’le çıkardıkları Tanin Gazetesi’ni yeniden çıkarmaya başladı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk’e ve İnönü’ye yönelttiği ağır eleştiriler yüzünden üç defa İstiklal Mahkemesi’ne sevk edildi. İkinci mahkemede vatana ihanet suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bir yıl sonra kanunda yapılan bir değişiklikle cezasını tamamlamış sayıldı ve hapiste bulunduğu Çorum’dan İstanbul’a geldi. Atatürk’ün ölümüne kadar siyasete karışmadı. Kendisine memuriyet verilmedi. Çeviri yaparak geçimini sağlamaya çalıştı. 1938’de cumhurbaşkanı seçilen İnönü’nün teklifiyle meclise döndü. 1939-1954 yılları arasında CHP’den İstanbul, Çankırı ve Kars milletvekilliği yaptı. Tanin ve Ulus gazetelerinde Demokrat Parti ile çok sert mücadelelere girişti. 1954’te yetmiş dokuz yaşında iken altı ay hapse mahkum edildi. Üç buçuk ay sonra selbes bırakıldı. Nadide isimli romanıyla edebiyat hayatına başlayan Hüseyin Cahit’in, Hayal İçinde isimli eseri en iyi kitabı sayılır. Hitler’in Kavgam’ı gibi daha pek çok eseri Türkçeye çevirmiştir.

Çok Yönlü, Güzel Sanatlarda Etkin: Suut Kemal Yetkin

1943-1950 yılları arasında Urfa milletvekilliği yapan Suut Kemal Yetkin, sonrasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki görevine döndü. Türk İslam sanatları alanında dünya çapında çalışmalar yaptı. Ankara Üniversitesi Basımevi’ni açtı. Columbia ve Paris Sorbonne Üniversitelerinde Türk İslam Sanatları dersi verdi. Hacettepe Üniversitesi’nde sanat tarihi bölümünü kurdu. Türk Dil Kurumu üyeliği yaptı. Sanat Eleştirmenleri Derneği’ni kurdu. Güzel Sanatlar dalındaki ilk yayın olan Ar Dergisinin yönetmenliğini yaptı. Yabancı bilimsel dergilerde makaleleri yayınlanan ilk Türk sanat tarihçisidir. Batı uygarlığı, Türk İslam sanatı, çağdaş sanat, felsefe ve edebiyat alanlarında yerli ve yabancı dilde kırkı aşkın kitap, seksenden fazla makale ve deneme yazısı, yirmiye yakın çeviri kitabı mevcuttur.

Köprülüler Soyundan Bir Derya: M. Fuat Köprülü

Fuat Köprülü, gençliğinde bir süre Hukuk Fakültesine gitmiş, buranın eğitimini yetersiz bularak ayrılmış, babasının kütüphanesinde çalışarak sosyoloji, felsefe, edebiyat alanlarında kendini geliştirmiştir. Ordinaryus Profesör Fuat Köprülü Türk edebiyatı tarihi, Türk medeniyeti tarihi, Türk siyasi tarihi gibi alanlarda kaynak teşkil edecek yazılar yazmıştır. Aynı zamanda ülkemizde modern hukuk ve iktisatın kurucularından sayılır. Hayatı ilim yolunda sayısız icraatla geçen Fuat Köprülü, 1935’te Atatürk’ün teşvikiyle Kars Milletvekili oldu. Aynı anda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde hocalık yapmaktaydı. Emekli olduktan sonra Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı. Demokrat Parti 1950’de iktidara gelince Adnan Menderes Hükümeti’nde Dışişleri Bakanlığı yaptı. 1957 seçimlerinden sonra Demokrat Parti’den istifa etti. 27 Mayıs darbesi nedeniyle bir süre tutuklu kaldı. Yeni Demokrat Parti adıyla, Demokrat Partiyi tekrar kurdu. İlgi görmeyince amblemini Adalet Partisine devretti.

Dilerseniz, yazının I. bölümüne bakabilirsiniz.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikte Kopyalama Yasaktır. ©️ Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor
Sohbeti aç
Canlı Destek