Delilik ülkesinden notlar kitabıyla şizofreni hastalığının amansız dertleriyle muzdaripken nasıl hidayete uzandığını okurla en samimi biçimde anlatan Ayşe Şasa bu röportajında yine okurun defalarca okumak isteyeceği cümleler kuruyor. Keyifli okumalar…
Kedinin Çizmesi/Ahsen Dalca Korkutan
Bir masal sadece masal değildir fikrinden hareketle Ahsen Dalca Çizmeli Kedi masalını masaya yatırıyor. Hikâye anlatıcıları tarafından, insanların hoşça vakit geçirebilmesi için dilden dile aktarılan masallar, doğduğu yere ait özellikler…
Parmak Kız Thumbelina/Behiye Malkoç
Ait oldukları toplumun kolektif bilincini temsil eder bir yerde masallar. Kültürlerin mitolojik geçmişini, değerlerini, geleneklerini hayali kahramanlar üzerinden ele alırlar; ya da masal sahibinin söylemek istediğini. İyiliğin ödüllendirilmesi, kötülüğün cezalandırılması,…
Refik Halit Karay’ın Hikayelerinde Dil/ Hatice Şahin
Türk edebiyatında “Türkçeyi en iyi kullanan yazar” denince ilk akla gelenlerden birisi kuşkusuz Refik Halit Karay’dır. Edebiyata Fecr-i Ati topluluğunda başlamasına rağmen, topluluğun benimsediği ağır ve ağdalı bir dil yerine…
Son Kuşlar/Sait Faik Abasıyanık
Kış Ada’nın bir tarafında yerleşebilmek için rüzgârlarını poyraz, yıldız poyraz, maystro, dramudana, gündoğusu, batı karayel, karayel halinde seferber ettiği zaman; öteki yakada yaz, daha pılısını pırtısını toplamamış, bir kenara oldukça…
Bereketli Topraklardan Bir Çınar: Orhan Kemal/ Ali Öztürk
Abdülkadir Kemalî’nin oğlu olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914 yılında Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğar. Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür. Daha çocukluk yıllarında ekmek kavgasının içine girmesi emeğin önemi’ni iyi kavraması,…
Kurşun Asker ve Mutluluğun Ölümü/ Selma Balcı
Dünyada Andersen masallarını bilmeyen yoktur herhalde. Bu çok iddialı mı oldu? O zaman şöyle diyelim çoğumuz en azından bir tanesiyle tanışmışızdır. Bu masallar günümüzde ortaya çıktıkları toplum tarafından dahi eleştiriliyor…
Kafesteki Güneş/Nur Yalçın Yetişir
Fatma küçük çapası ve küreğiyle toprağı eşiyordu. Topraktan çıkan şaşkın böceklere gülüyordu. Güneş ışığını kesmeye başlamıştı yine. Başını kaldırıp üzgünce baktı gökyüzüne. Akşam olmak üzereydi. Annesi seslendi içerden: -Haydi, yemek…








