Kitap Bu!/ Ezgi Alkan Tuzcu

Çocuk edebiyatı eserlerinden ne bekliyoruz? Ebeveynler, öğretmenler, yazarlar ve yayıncılar bir noktada buluşabilir mi sizce? Peki tüm bu tarafların ortasında çocuklar bir kitaptan ne isterler?

Ezgi Alkan Tuzcu, yetişkinlerin cephesinden kitaplara bakışı yazdı ve sonunda haklı bir isyanla “Kitap Bu! “dedi. Fazla söze ne hacet!

“Çocuğum için “İyiliği öğreten” kitap önerilerinde bulunur musun?” diye sordu bir arkadaşım geçenlerde.  Yüzümde “Yok artık bunu da mı duyacaktık?” diyen şaşkın bir gülümseme belirmiş olmalı!

Ebeveynlerin, öğretmenlerin kitaplardan beklentileri çok büyük. Kitaplar; iyiliği, merhameti, ahlaki ve güzel olan her duyguyu öğretsin. Yetmez! Sınavda paragraf sorularını doğru çözmenin biricik yolu kitap okumak! Çocuklar gece gündüz okusun, “Ah şekerim, bizimki tam bir kitap kurdu, kitap yetiştiremiyoruz.” gibi güzel dertlerimiz olsun istiyorlar. Kitap her koşulda bir işe yarasın. Arjantinli yazar Jorge Luis Borges’e, “Edebiyat ne işe yarar?” diye sorduklarında harika bir cevap verir: “Kanaryanın ötüşü ya da çok güzel bir günbatımı ne işe yarar diye sormak kimin aklına gelir!”

Kitap bu! Hayatın ta kendisi. Hayatta karşılaştığımız her hâl kitabın içinde de var. Olmalı! İçinde argo kelimeler geçtiği için okul idaresine “Şeker Portakalı” kitabını şikâyet eden velilerim olmuştu. Çocuk televizyonda her türlü sahneyle karşılaşabilir. Argo, filmde kullanılınca hiç sorun olmaz nedense!  Çizgi filmden ya da animasyondan “iyilik” öğretmesi beklenmez. Aynı ebeveynler, “Çocuğun seyrettiği her çizgi film iyilik dolu mu?” sorusunu sormazlar. Oysaki, filmi niye izliyorsak kurmaca eseri de o yüzden okuruz. Kitap da film gibi bir zevk alma aracıdır. Çocuklara dünyanın toz pembe bulutlarla kaplı bir yer olduğunu anlatarak keyif veren bir okuma vaat edemeyiz. Le Guin’e kulak verelim: “Büyükler Ejderhalardan Neden Korkar?” adlı makalesinde “Çocuklar özgürleşmekten korkmaz, bundan korkan yetişkinlerdir.” diyor.

Çocuğun her anını verimli kılmak isteyen ebeveynler, eğitimciler kitabın iki kapağının arasından sadece ışıklı bilgiler yaymasını isterler. Çocuk ve gençlik edebiyatında gözetilmesi gereken ilkeler elbette vardır. Halihazırda “nitelikli” diye tanımladığımız eserler bu kitapların arasından çıkar. Bu kitaplarla çocuk kendisine yeni bir dil kurarak dünyayı yeniden tanımlar ama bu sayfalarda sincaplar “iyilik timsali”, ördekler “merhamet abidesi” değildir her zaman. Çikolatalı pastaya kakaoyu gerekenden fazla koyduğunuzda artık o bir tatlı olmaz. Tadı acılaşır, lezzeti uçup gider. Bırakalım da çocuklar tatlı yesinler!

Aslında kendimize sormamız gereken soru şu: “Çocuğumuzun iyiliği öğrenmesini neden kitaplardan bekliyoruz?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikte Kopyalama Yasaktır. ©️ Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor
Sohbeti aç
Canlı Destek