Camilerin Tacı: Amr b. As Camii /Feride Sönmez

Mısır’ı fetheden kumandan Amr b. Âs’ın emriyle Kahire’de yapılan, Nil nehri taşmasın diye Müslümanların ve Hristiyanların beraber dua ettiği camiyi tanımaya ne dersiniz?

“Camilerin Tacı” lakabını alan bir bölümü “İmam Şafii köşesi” denilen bu camiye giden bir daha gitmek istiyor.

Feride Sönmez’in hazırladığı bu yazıyla Amr b. As Camii hakkında birçok şey öğreneceksiniz. Keyifli okumalar…

Kahire’de öğrenciyseniz ve kısıtlı imkânlara sahipseniz yol paranızı nereye kullanacağınızı iyi düşünmelisiniz. Çünkü piramitler, camiler, mezar evler, su kemerleri gibi Firavunlar döneminden tutun da Osmanlı dönemine kadar uzanan tarihi mekânların hangilerini ziyaret edeceğiniz konusunda kararsız kalabilirsiniz. Üstelik bazı yapıları sadece bir defa görmek yetmez. Mesela Amr b. As Camisinde cuma namazı, bayram namazı veya uzun kunut dualarıyla meşhur teravih namazlarına bir kez katılırsanız tekrar tekrar ziyaret etme arzunuzun önüne geçemezsiniz.

Amr b. As’ın 642 yılında I. İskenderiye Kuşatmasından döndükten sonra camiyi inşa ettirdiği bu bölge; ‘karargâh, başkent’ gibi anlamlara gelen “Fustat” ismiyle biliniyordu, günümüzde ise “Eski Mısır” deniyor. Amr b. As geldiğinde bölgede çok sayıda Hristiyan, Yahudi ve Kıptî bulunuyordu. Nitekim Mısır’ın en eski kiliseleri ve sinagogları da bu bölgededir.

O günlerden beri beraber yaşamaya alışan din mensupları 1808’de Nil Nehri’nin taşmaması için Allah’a yalvarmak üzere Amr b. Âs Camii’nde Müslümanlarla beraber dua etmişlerdir. Dini inançları farklı olmasına rağmen aynı amaç uğruna bir araya gelip Müslümanların camisinden ellerini semaya açmak onlar için olağan bir davranıştır. Günümüzde de bu bölgede, fikrî ve inanca dair hiçbir tartışma olmaması sizi şaşırtabilir.  

Hatta selam verdiğiniz ve selamınızı “Aleykum selam ve rahmetullah.” şeklinde alan ve size güzel temennilerde bulunan bir adamın Hristiyan olduğunu muhabbet ilerledikten sonra bileğindeki haç işareti dövmesinden anlayabilirsiniz. Bu bölgede, bir ailede hem Hristiyan hem Müslüman bireylerin olması çok doğal karşılanır. Ayrıca kutsal cumartesi günlerinde, bölgedeki bazı Hristiyan kadınların da siyah giyinmesi nedeniyle dinlerini dış görünüşlerinden anlamak zordur.

Çeşitli inançlara sahip pek çok insanı, medeniyetleri ve kültürleri barındıran ve bu nedenle sosyolojik çalışmalara konu olan bölgeye “dinlerin bir araya geldiği yer” anlamına gelen “Mecmeu’l-Edyan” da denir.

Amr b. As camii, Mısır’ın hatta Afrika’nın ilk camisi olduğu için daha küçük ve daha eski bir yapı görmeyi bekliyorsunuz fakat tarih boyunca defalarca yenilenmesi sayesinde cami hem büyük hem de yeni sayılabilir.  Mimarisi Ortadoğu’daki Emevîler döneminde yapılmış büyük camileri andırıyor. Özellikle avlusunda ve revaklarında Emevîlere ait mimarî özellikleri bulabiliyorsunuz.


Caminin tarihini ve ruhunu henüz ilk adımda duyduğunuzu seslerin ahenginden anlıyorsunuz. Girişte, sayamayacağınız kadar çok ilim halkasından yükselen farklı sesler, kuş seslerine karıştığı için zaman ve mekân mefhumunu ayakkabılarınızla beraber kapıdaki görevlilere usulca teslim ediyorsunuz. Karşılaştığınız manzara karşısında aklınıza hemen hadis-i şeriflerde tasvir edilen Ashab’ı-Suffe geliyor. Herhangi bir ilim halkasına girip “Ben de öğrenmek istiyorum.” demeniz yeterli. Hiçbir karşılık beklemeden tüm samimiyet ve güler yüzleriyle ilim sofralarından size de ikram ediyorlar.


Nitekim bu kıtada bulunan Ezher, Zeytun, Kayravan gibi en meşhur ve en eski üniversitelerden önce ilk İslami ilimler, halkalar halinde bu camide verilirmiş. Meşhur âlimlerimizden İmam Şafii de Mısır’a geldiğinde burada fıkıh dersleri almış ve bugün onun ders aldığı yer “İmam Şafii Köşesi” olarak biliniyor.


Camii, namaz vakitleri dışında hem ilim öğrenmek isteyen hem de camiinin serinliğinde uyumak isteyen herkese kapılarını açıyor. Camii’nin avlusunda bulunan kubbeli şadırvan; çoğunlukla kuşlar ve uslu durması gerektiği tembihlenmediği için özgür ve neşeli olan çocuklar tarafından ziyaret ediliyor.
Kadir gecesi gibi özel günlerde ve cuma namazlarında yüz binlerce kişi caminin önündeki yollara, sokaklara taşarak cemaat oluşturuyor.
Özelikle Ramazan aylarında, en huzurlu teravihleri ve müthiş kıraatleri bu camide dinleyebilirsiniz. Kunut duaları; Ramazan aylarında umre yapanların gece namazlarından sonra şahit oldukları uzun Kunut dualarına benziyor ve caminin sessiz sokaklarını cemaatin “Âmin!” nidaları dolduruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikte Kopyalama Yasaktır. ©️ Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
  • No products in the cart.
Sohbeti aç
Canlı Destek