Osmanlıdan Bize Miras Kalan Askıda Ekmek Nedir?

      Osmanlıdan Bize Miras Kalan Askıda Ekmek Nedir?
Bu yazımda sizlere; Askıda Ekmek Nedir? Anlatacağım. Biliyorum son yıllarda hepiniz bunu çok duydunuz. Hatta Fırına gittiğinizde veyahut bulunduğunuz şehrin belirli noktalarında gezerken; “İhtiyacı olan Askıda Ekmek Alabilir” veya “İhtiyacı Olan İhtiyacı Kadar Alabilir” şeklinde yazılarla karşılaşıyorsunuz değil mi? Peki nedir bu yazılar biliyor musunuz? O zaman gelin hep birlikte öğrenelim Askıda Ekmek’in ne olduğunu...

Askıda Ekmek Nedir?

            Askıda Ekmek: Bu âdetin Osmanlı döneminden beridir süregeldiği bilinmektedir. Fırına ekmek almaya gittiniz. Diyelim ki, 3 ekmek aldınız karşılığında 5 ekmek parası vererek, kalan 2 ekmek parasını da ihtiyaç sahipleri için askıya ekmek asılması için verdiniz. İşte Ecdadımız Osmanlı’dan beridir süregelen Askıda Ekmek budur. Ne kadar güzel değil mi? Alan el ile veren el birbirini görmüyor. İhtiyacı olan kişiler; kimseye sormadan, hesap vermeden gidip direk askıdan ekmek alabiliyorlar.
            Askıda Ekmek son günlerde duyarlı vatandaşlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın girişimleriyle birlikte güzel ülkemizde son yıllarda hatırı sayılır bir şekilde uygulanmaya başladı.
            Askıda Ekmek demişken birde Fırın yerine Camii gibi yerlere konulan ekmek askıları var. Burada ise duyarlı vatandaşlarımız; ihtiyaç sahipleri için ekmekleri alarak kendileri asıyor ya da herhangi bir fırınla anlaşarak onların askıya ekmeği asmaları karşılığında ücret ödüyor. Birçok yerlerde ise ihtiyaç sahipleri için asılan ekmeklerin belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında temin ettiği görülmektedir.
            Evet! Alan el ile Veren elin birbirini görmediği; toplumumuzda Birlik, Beraberlik, Kardeşlik ve Yardımlaşma zeminine katkı sağlayan bu tür projelerin artması ve yaygınlaşması dileğiyle… Katkı sağlayan herkesten Allah razı olsun. Selam ve dua ile…

            "Bir mümin, aç bir mümini doyurursa, Allah da o kimseyi cennet meyveleriyle doyuracaktır. Yine bir mümin, susuz kalan bir mümine bir şeyler içirip susuzluğunu giderirse, Allah kıyamette ona (misk ile mühürlenmiş lezzetli bir içecek olan) 'Rahîk-ı Mahtûm'dan içirecektir. Yine bir mümin, elbiseye ihtiyacı olan bir mümini giydirirse, Allah da ona cennetin yemyeşil elbiselerinden giydirecektir. (Tirmizî, Kıyâme, 18)
            Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey ademoğlu, sen infak et, ben de sana infak edeyim!" (Buhari, Nafakât,1)             "Güneşin doğduğu her gün insanın bütün eklemleri için sadaka vermesi gerekir. İki kişinin arasını düzeltmen sadakadır. Bir kimseyi kaldırarak hayvanına binmesine yardımcı olman ve eşyasını ona yüklemen sadakadır. Güzel söz de sadakadır. Namaza giderken attığın her adım sadakadır. Yoldaki rahatsızlık veren şeyi kaldırman sadakadır." (Müslim, Zekât, 56)
            Hz.Peygamber, "Hangi sadaka en faziletlidir?" diye sorulunca şöyle demiştir : "Malı az olanın gücüne göre verdiği (sadaka!)" (Dârimî,Salât,135)            "Kulların sabaha eriştiği her gün (yeryüzüne) iki melek iner. Bu iki melekten biri, 'Allah'ım, malını hayır yolunda harcayan kişiye (harcadığı malın yerine) yenisini ver.' der. Diğeri de, 'Allah'ım, malını (hayır yollarında harcamayarak) elinde tutan (cimrilik eden) kişinin malını telef et.'der (Buhari,Zekat,27)
            "Allah için size sığınan kimseye sığınak olun. Allah için isteyen kimseye verin. Sizi davet edene icabet edin, size bir iyilik yapana karşılığını verin. Eğer onun karşılığını verecek bir şey bulamazsanız, karşılıkta bulunduğunuzu kanaat getirinceye kadar ona dua edin." (Ebu Dâvud, Zekat, 38)
Google Plus ile Paylaş

Kısaca: Net Yazı

www.netyazi.com bir dizi bilgi blogu
    BLOGGER YORUMLARI
    FACEBOOK YORUMLARI

0 yorum:

Yorum Gönder