Duygusal Zekâ Nedir?


            Bu yazım da sizlere okul notlarımdan arta kalan; Duygu, Duygusal Zeka, Duygusal Zihin ve Akılcı Zihin, Temel Duygu Kümeleri, Duygusal Zekâ’nın Gelişmesi, Duygusal Zekâ’nın İnsanlararası İlişkilerdeki Rolü gibi konularda bilgiler vermeye çalışacağım.

Duygusal Zekâ Nedir

            Hepimizin bildiği üzere; Duygular insanları anlamada, düşünce ve davranışlarını anlamlandırma da çok önemli bir role sahiptir. Yine bu hususta duygular ile ilgili birçok kez çeşitli çalışmalar yapılmış, bunun neticesinde farklı görüşler ileri sürülmüştür. Buna karşılık “Duygusal Zekâ” kavramını ise ilk olarak Salovey ve Mayer (1990) olmuştur.


            Salovey ve Mayer’in 1990’da “Duygusal Zeka” kavramını ilk olarak ortaya koymasının ardından, 1996 yılında Goleman “Duygusal Zeka” adlı kitabında iki tür zihnimizin olduğundan bahsetmiş, bu zihinlerden birincisinin “Akılcı” ikincisinin ise “Duygusal” olduğunu belirtmiştir.

Duygusal Zihin ve Akılcı Zihin Nedir?

            “Duygusal” ve “Akılcı” olarak adlandırdığımız bu iki zihin aslında farklı bilinç biçimlerini birbiriyle kaynaştırarak hayatta yol almamızı sağlamaya yardımcı olurlar.
            “Akılcı Zihin”; duygusal verileri şekillendirir ve bazen reddeder. “Duygusal Zihin” ise; Akılcı Zihnin işleyişine katkıda bulunur.
            Duygusal ve Akılcı zihin; beyindeki farklı ama birbirleriyle bağlantılı devrelerin işleyişini yansıtırlar. Genellikle, duygusal ve akılcı zihin denge halindedir.

Duygu Nedir?

            Duygu: Herhangi bir his ve bu hisse bağlı belirli düşüncelerin; psikolojik ve biyolojik hallerine ve bir dizi hareket eğilimine denir.

Bunun yanı sıra; Oxford İngilizce Sözlüğü; Duygu’nun ne olduğu ile ilgili olarak, “Herhangi bir zihin, his, tutku çalkantısı veya devinimi olarak, şiddetli veya uyarılmış zihinsel durum” olarak tanımlıyor.

Temel Duygu Kümeleri Nelerdir?

            Tüm araştırmacılar aynı kanıda olmasa da bazı kuramcılar “Temel Duygu Kümeleri” olduğunu öne sürüyor.

            Öne sürülen temel duygu kümeleri ise başlıklar halinde şu şekildedir.

-           Öfke
-           Korku
-           Üzüntü
-           Utanç
-           Zevk
-           Sevgi
-           Şaşkınlık
-           İğrenme 

Duygusal Zeka Nedir?

            Duygusal Zeka Nedir? Sorusuna cevap vermeden önce, Duygusal Zeka kavramını ortaya koyan Salovey ve Mayer’in bu konudaki görüşüne bakalım.
            Salovey ve Mayer Duygusal Zekâ kavramını 5 ana başlık altında toplamıştır.

1-        Duygularının Farkında Olmak
2-        Duygularla Başa Çıkabilmek
3-        Kendini Motive Edebilmek
4-        Başkalarının Duygularını Farketmek
5-        İlişkileri Yürütebilmek

            Salovey ve Mayer’e göre; Duygusal Zekâ: İnsanın veyahut kişinin, Duygularının farkında olma, Duygularla başa çıkabilmek, Duygularını fark etmek ve bunun yanı sıra Kendini Motive Edebilmek, İlişkileri yürütebilmek gibi kabiliyetleri kapsamaktadır.

Duygusal Zekâ’nın Gelişmesi

            Duygusal Zekâ’nın gelişmesi hususunda üzerinde durulan en önemli faktörler “Yaş, Aile ve Cinsiyettir”

            Yaş: Duygusal Zekâ’nın gelişmesi hususunda ele alınan faktörlerin ilk yaş faktörüdür. Duygusal Zekâ’nın gelişimi ise bebeklikten itibaren başlayan gelişim ile başlar.
            Duygusal Zekâ’nın gelişimi yaş faktörü ile alakalı olarak; 6 aydan küçük bebeklerin zevk, rahatlık ve öfke gibi daha az özelleşmiş duyguları, 6 aydan büyük bebeklerin ise sevinç, korku ya da kızgınlık gibi farklı duyguları yaşayabildiklerini ortaya konmuştur.

            Aile ortamı: Duygusal zekâ gelişimi açısından çocuğun yetiştiği aile ortamı da çok önemlidir.

            Bu duygusal dersler sadece anne ve babanın çocuklarına doğrudan söylediklerini ve yaptıklarını değil, kendi hislerini ifade edişleriyle beraber, aralarındaki etkileşim modeliyle de verilir.
            Cinsiyet: Duygusal zekânın gelişmesi adına bir diğer önemli faktör ise cinsiyettir. Aileler kız ve erkek çocuklarını farklı duygusal yaklaşımlarla eğitmektedirler.

            Duygusal Zekâ’nın gelişiminin Cinsiyet Faktörüne örnek vermek gerekirse; Brody ve Hall (1993) yaptıkları bir çalışmada anne - babaların duygularını (öfke hariç) kızlarıyla, oğullarından daha fazla konuştuklarını saptamışlardır.

Duygusal Zekâ’nın İnsanlararası İlişkilerdeki Rolü


            Duygusal zekâ’nın insanlararası ilişkilerdeki rolü yine duygusal zekâ’nın yeterince gelişmemiş olması kadın ve erkek ilişkileri başta olmak üzere insanlar arasında sorunların ortaya çıkmasında çok önemli bir rol oynamaktadır.
Google Plus ile Paylaş

Kısaca: Net Yazı

www.netyazi.com bir dizi bilgi blogu
    BLOGGER YORUMLARI
    FACEBOOK YORUMLARI

0 yorum:

Yorum Gönder